21 Temmuz 2026 Salı

Tıkılak/Takılak XXI

 


* Bazı sosyal medya profillerinde, kürsüden çekilen fotoğrafların paylaşıldığını görüyorum. Kürsüde duran, takım elbiseli veya şık giyimli bir hanımefendi/beyefendi (böyle cinsiyetçi olmuyor değil mi; birey mi desek, bireyefendi mi) arzıendam etmekte.

Kürsüden bakılan tarafın fotoğrafı olsa da baksak? Yıllar önce bir yerde denk gelmiştim, memleketinde haber yaptırmış bir meslektaş. Yurt dışında bir yerde kürsü bulmuş, takımı çekmiş, fotoğrafı çektirmiş. Yerel gazetede haber: “Bilmem kim bilmem nerede Avrupa’ya ders verdi!” Ortada ders filan yok tabii, oraya gezmeye giderken veya bir etkinliği izlerken, kalabalık dağılmış, çektirmiş fotoğrafını, ders vermiş olmuş, ne güzel… Kürsülere aldanmayalım. Hatta, kişiler gerçekten çıkıyorsa da aldanmayalım. Çok çektik kürsülerden…

* “En sevdiğin koku nedir?” sorusuna cevap olarak, akla yağmurdan sonra toprak kokusu, doğada temiz hava kokusu, deniz kokusu, hatta para kokusu vs. denir, malum. Bir koku daha ekleyeyim: Montajdan hemen sonra IKEA dolap kokusu… “Buraya iyi oldu yaa.” yorumlarıyla… Geldi mi burnunuza? İyidir bence.

* Karikatür yeteneğim olsaydı, Pınar Denizli reklam panosu görmeden toplu taşımayla A noktasından B noktasına gidilememeyi çizmek isterdim sanıyorum, Umut Sarıkaya tarzı böyle, iyi olurdu. Derken aklıma Umut Sarıkaya’nın Colin Farrell’in Sivaslılara benzemesini konu ettiği karikatür geldi aklıma, yukarıya iliştirelim bakalım.

* Son dönemin en absürt haberlerinden biri (ülkemizdeki hukuki gelişmeleri saymazsak tabii), Trump’a benzediği için canı bağışlanan Bangladeşli kurbanlık manda haberi. Habere göre; Bangladeş İçişleri Bakanlığı olaya el koymuş, son dakika kararıyla kesim iptal edilmiş, alıcının parası iade edilmiş ve manda Trump, yeni ve güvenli yuvası olan Dakka Ulusal Hayvanat Bahçesi’ne transfer edilmiş. Ne diyelim ki buna? Amerikan mandası işte… Bir yandan, ekşisözlük rumuzu gibi: “Trump’a benzediği için canı bağışlanan Bangladeşli kurbanlık manda”. Yukarıda mandayı değil, Sarıkaya’yı tercih ettim, iyi yaptım.

* Arada şöyle kısa videolar peyda oluyor: “Bilmem nereye gitmeden önce dikkat etmeniz gereken şeyler”. Tabii gezmeyi seven insanlarız, dikkatimizi çekiyor arada; ancak o kadar suyu çıkmış ki işin. Bir anda hesap açıp bunlarla dalga geçmek bile geliyor içimden. Ama ne gerek var tabii. “ABD’deyken mekanlara girerken kapıyı çekiyorsunuz, mekândan çıkarken kapıyı itiyorsunuz”. Yahu bırak da şahıs onu anlayabilsin, kendi denesin. “Çok önemli bir bilgi, yurt dışında ülkelerin kendi para birimleri oluyor ve onları kullanıyorsunuz. O nedenle paranızı bozmanız gerekiyor”. İyi…

Fark ettiyseniz “iki film birden” çektik. Süper değil tabii; bizden. Hadi bakalım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder