30 Aralık 2025 Salı

Yakinen Mahsurlu

 

Yıl sonunda yıl değerlendirmesi yapmak istemiyorum; alınabilirim zira. O nedenle şanlı Türkçemizden devam edelim.

1. Mahsur; kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş demektir. Mahsur kalmak da; kuşatılmak, sarılmak, çevrilmek ve bir yerden çıkamamak anlamına gelir. Mahzur ise sakınca, engel demektir. “Bir mahzuru var mı?”, “Bir mahzuru yoksa” kullanımı buraya girer. Mahzurlu da, sakıncalı demektir.

Bunun yanında, maruz ve mazuru anlatalım. Mazur, mazereti olandır, mazeretlidir; “mzr” kökünden anlayabiliriz. Maruz ise bir olayın, bir durumun etkisinde veya bir olay veya durumla karşı karşıya bulunan demektir; ayrıca arz edilen, sunulan, verilen anlamı taşır. Maruz bırakmak buradaki kullanıma uyar ve bir olayın veya bir olayın etkisinde bırakmak anlamına gelir.

Çok “m”, “r”, “s”, “z” kullanılan kısım oldu, geçiyorum.

2. Son dönemde rastladığım ve benim de esasında yeni öğrendiğim bir yanlış kullanım: “yakinen”. Genellikle “yakından” olarak kullanılan bu kelimemiz, “kesin olarak” anlamına geliyor. “Kendisini yakinen tanırım.” derken, “Kesin olarak tanırım, bu konuda tartışma yok.” denilecekse kabulümüzdür; “yakından” anlamında ise yanlış kullanım oluyor.

Türk Dil Kurumu; Refik Halat Karay’ın şu cümlesini örnek vermiş: “Hatta yakinen biliyorlardı ki öyle ufaktan bir aileye mensup değildi”.

3. Ukde ve uhde de karıştırılır, malumunuz. Ukde, içe dert olan şey ve çözülmesi zor sorun anlamına gelirken; uhde, birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev olarak, ayrıca sorumluluk olarak tanımlanmıştır. “İçimde ukde kaldı” birinci kullanıma; “uhdesinde bırakmak” ikinci kullanıma örnektir.

4. Son olarak (ve yılın sonuna yakışan bir kapanış olarak) Nâzım Hikmet’in; (ilk kez şapkalı kullanmış olabilirim Nâzım’ı, hadi bakalım) “Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar; korkak, cesur, cahil, hakim ve çocukturlar ve kahreden yaratan ki onlardır, destanımızda yalnız onların maceraları vardır.” dizelerinde hakim kelimesinin hâkim şeklinde okunduğuna rastladım ki, o yanlıştır, burada bahsedilen hakim, dizedeki diğer zıt kelimelerden de (korkak-cesur) anlaşılacağı üzere bilge anlamındadır (cahil-hakim/bilge) dolayısıyla “a” kısa okunmalıdır. Burada hakim kelimesinin bilge anlamına geldiği, daha doğrusu öyle bir kelime de olduğu bilinmeyebilir; olsun öğrenilir. Ben de açıkçası Genco Erkal bu şekilde söylediği için kullanım ilgimi çekmişti ve kelimeyi öğrenmiştim. Öğrenmenin yaşı yok, yakineni yeni öğrendiğim gibi. Yakinen’de de bir Finlandiyalı topçu havası var. Neyse…

Herkese alınmadığı 2026 dileriz (DÇLV)…